
MAKALE · TARİH
Eskrim Tarihi
GİRİŞ
Tarafsız bir kaynak arayışı
Kuzgun Akademi araştırma ekibi ve yazarları olarak, alanımızla ilgili konularda yayınladığımız makaleleri hazırlarken tamamen tarafsız olmaya, tarihî belgeler ve kaynaklardan yararlanırken en doğru ve tutarlı bilgiye ulaşmaya dikkat ettiğimizi belirtmek isteriz.
Alanımız bir savaş sanatı olması ve tarihte karşı kültürler içinde farklı isimlerle karşımıza çıkabilmesi nedeniyle tarafsız kaynaklara ulaşmak oldukça zordur. Doğruluğundan şüphe düştüğünüz noktalarda kaynaklarınızla birlikte bize ulaşmanızı rica ederiz.
TANIM
Kılıç Kullanma Sanatı…
Eskrim tek bir sporun adı değil, birbirinden ayrılan onlarca ekolün ortak adıdır.
Kılıç kullanma sanatına “Eskrim” denir. Eskrim, tarihte ve bugün kesici ve delici grubu silahların kullanım şekillerine ilişkin yapılan çalışmalara veya sporlara verilen genel addır; çoğu zaman kılıç kullanılarak yapılan sporları ifade eder.
Sözcük hangi silah türünü, dönemi veya kime ait olduğunu belirtmediği sürece doğru kullanılmış olmaz: Japon eskrimi kendo, “Modern Eskrim” veya “Tarihi Avrupa Eskrimi”, Filipin eskrimi eskrima gibi.
Eskrim kelimesinin kökü kuzey Alman dilinden gelmektedir. Almanlar bunu skermen veya scheirmen diye adlandırırlardı. Kelimenin anlamı savunmak, korunmaktır. İtalyanlar schermare, Fransızlar escrimer, İspanyollar esgrimir olarak kullandılar. Türkçede terim kılıç sporları anlamında kullanılmıştır. İngilizce karşılığı olan fencing de eski İngilizcedeki “fence” kelimesinden gelir ve yine savunmak anlamındadır.
EKOLLER
Aynı kökten doğan farklı okullar
Yalnızca Avrupa’da aynı köklerden gelen, ama yöntem ve kurallarındaki farklılıklarıyla birbirinden ayrılan onlarca eskrim ekolü gelişmiştir. Bir kısmı yaratıcısının adıyla, bir kısmı kullanılan silahın özelliğiyle, bir kısmı da kural sistemiyle adlandırılmıştır.
- Rapier Fencing / Meç Eskrimi: Rapier (meç) silahının çeşitlerinin kullanıldığı savaş sanatı.
- Academic Fencing / Mensur: Almanya, Avusturya ve İsviçre’de üniversite öğrencilerine geleneksel olarak verilen klasik ekolden gelen eğitim. Spor olarak uygulanmaz; kişilik ve karakter gelişimine katkı için verilir. Kazanmak veya kaybetmek önem taşımaz.
- La Verdadera Destreza: “Gerçek Hüner” anlamına gelen İspanyol klasik eskrim ekolü.
TARİHSEL ARKA PLAN
Modern Eskrim’in gerçek tarihi
Bugün “Eskrim” denilince akla epe, flöre ve kılıçla yapılan olimpik spor gelmektedir. Bu kısmen doğrudur ama oldukça eksik bir cevaptır: o sporun adı Modern Eskrim‘dir ve eskrim tarihinde çok yeni bir yerde durur.
XV. yüzyıl sonlarında ateşli silahlarla birlikte öne çıkan “Rapier”, sonra XVII. yüzyıl ortalarında zararsız bir dövüş için tasarlanmış “Flöre/Fleur” ile kurallı ilk bire bir müsabaka sistemini doğurmuştur. Flöre, ucu çiçek şeklinde bir düğmeyle kapatılarak zararsız hâle getirilen silahtır; adını da bu uygulamadan almıştır. Dövüş yalnızca “Dürtüş” ve “Atak Üstünlüğü” kurallarına uyularak yapılır, gövde dışındaki vuruşlar geçerli sayılmaz.
Bu silahın ve düello kurallarının ortaya çıktığı XVII. yüzyıl, modern eskrimin gerçek tarihçesinin başlangıcıdır.
Bugün ise “Modern Eskrim”, “Kılıç kullanma sanatının bugünkü son noktası” gibi temelsiz başlıklar altında, sanki eskrimin bütünüymüş gibi sunulmaktadır. Bu yazının amacı, yerleşik yanlış fikirleri ortadan kaldırmaktır.
MEÇ
Rapier nasıl ortaya çıktı?
İspanya’da yaygınlaşan “Rapier”, bu ülkelerin tarihleri boyunca karşılaştıkları kesici ve delici savaş silahlarının zararlarını azaltmak için geliştirdikleri vücut koruma zırhlarına bir yanıttı. Zırhlar geliştikçe kesme özelliği kullanılamaz hâle geldi ve zırhlı bir askere zarar vermenin tek yolu, saldırı alanına girmeden dengesini yitirmesini sağlayacak mesafeli ve ağır ezici silahlar oldu. İki elle kullanılan büyük kılıçlar bu ihtiyaçla öne çıktı. Çoğu zaman bu kılıçlar keskin bile değildi; eğitimli asker ağırlık ve mesafeyi kullanarak kitleme, yakın mücadele ve düşürme tekniklerinden yararlanıyordu. Bu kılıçlarla yapılan bir dövüş en fazla birkaç hamle sürerdi.
Rapier, bu ağır geleneğin sonu değil, başlangıcıydı: bıçak uzunluğunda ama en kalınlığı büyük ölçüde daraltılmış, tek elle kullanılabilen hafifliğe ve sivri, esnek bir uca sahip bir silah. İlk bakışta cılız ve dengesiz görünen bu farklar, ortaçağın ağır kılıçlarının tarihe gömüleceği bir dönemin başladığının işaretiydi.
Tek elle kullanılabilmesi, diğer tek elli silahlara karşı en az 10 cm, çift elli silahlara karşı bir omuz mesafe kazandırıyordu. İnceliği, ucun sivriliği ve esnekliği sayesinde ağır bir zırhın en küçük açıklıklarından içeri girebiliyordu. Koltuk altı, dirsek içi, kasık ve boyun altı bölgeleri her zaman sert korumalarla kapatılamadığı için bu hamle son derece etkiliydi. Rakibin silahıyla çarpışmaktan kaçınıp hızlı hareketlerle zayıf bölgeye girer, darbeyi yapıp tekrar mesafe kazanmak için geri çekilirdi.
Bu yöntem çok kısa sürede diğer Avrupa ülkelerine yayıldı ve her kültür kendinden bir şey katarak farklı ekoller yarattı.
YAZAR
İlker Can KARAGÜLLE
Kuzgun Akademi arşivi
Bu yazı 2014 yılında Kuzgun Akademi tarafından yayımlanmış, arşivden yeniden yayımlanmıştır.
